04 Ara 2020

Demokrasi Otoriter Popülizmine Dur Dedi: Biden Trump’ı Nasıl Yendi?

Demokrasi Otoriter Popülizmine Dur Dedi: Biden Trump’ı Nasıl Yendi?

Biden ABD tarihinin 80 milyonu geçerek en çok oyla seçilen 46. başkanı oldu. Trump’a göre yüzde 10 daha fazla oy aldı yüzde 30 daha fazla delege kazandı. Ülke tarihinde ilk kez bir seçimde katılım yüzde 60’ı aşarak rekor kırdı. ABD’nin en yaşlı başkanı ile ilk kadın siyahi başkan yardımcısı seçildi.

Peki ne oldu da bu gelişmeler yaşandı? Nasıl oldu da 78 yaşındaki Biden gençleri 47 yaşında en genç başkan seçilen Obama’dan bile daha fazla harekete geçirebildi? Dünyada otoriter yalan siyasetinin poster siyasetçisi, kutuplaştırıcı üslubu ile kaos yaratan Trump nasıl oldu da iktidar olmanın tüm nimetlerine rağmen seçimi farklı kaybetti. Ne oldu da seçim yarışının son aylarında Biden’a yapılan seçim bağışları başkan Trump’ın iki katına ulaştı?

Trump ve taraftarları pandemiye rağmen bu yenilgiyi aslında hiç beklemiyordu. Öyle ki Trump Beyaz Saray’da nöbet değişimine seçimden ancak haftalar sonra yeşil ışık yaksa da hala seçim sonuçlarını resmen kabul etmedi. Taraftarları neler demedi ki? Trump’a dijital darbe yapılmıştı; Twitter ve Facebook başkanın mesajlarını sansürlemiş, hatta engellemişti. Yok yok başkana yargı darbesi yapılmıştı; Trump’ın eski NY valisi ve avukatı Guiliani liderliğindeki avukat ordusu ile ‘seçimde hile yapıldı’ iddiasıyla tam 23 dava açılmıştı ama hepsini kaybetmişlerdi. Öyle ya nasıl olurdu da Trump’ın bizzat kendi elleriyle atadığı hakimler ona sahip çıkıp galip ilan etmemişti? Bu yargı darbesinde başka bir şey olamazdı.

Biden liderliğindeki Demokratların ise başkanlık yarışında en başından bir oyun planı vardı:
1. Muhalefetin tutkalı ol, ittifakın fire vermesine izin verme
2. Kampanya stratejisi, platformu ve mesajını doğru kurgula, seçmenin kalbine ve aklına dokun.
3. Seçmeni harekete geçir ama sokağa dökme, sandığa gönder

Muhalefetin Tutkalı Ol

Biden en yaşlı aday olarak bölünmüş, kaos yaşayan ülkesinde partisinin tek merkez adayı olduğunu ilk ilan eden aday oldu. Kitle siyasetçisi Sanders, politika beyni Warren, siyahi kadın aday Harris ve gay olduğunu açıklayan aday Buttigieg ile rakip olmalarına rağmen hep birleştirici oldu, kimse ile köprüleri atmadı. Yeterli delege sayısına ulaşıp aday olduktan sonra başkan yardımcısı adayı olarak Harris’i seçti hem kadın seçmene pragmatik mesaj verdi hem de en dişli en genç rakibini yanına alarak yaş dezavantajını bertaraf etti.

Biden’ın seçimdeki en önemli başarısı partisi içindeki çok farklı ideloji ve kimlikleri adeta bir koalisyon ittifakı oluşturdu ve seçim yarışı boyunca tek vucüt devam etmesine liderlik etti, çatlak seslerin engelledi. Yaşı nedeniyle tek dönem başkanlık yapacak olması ve 47 yıllık siyasi ittifaklar kurma tecrübesi bu görevi kusursuz icra etmesine yardım etti. Bu görevi pandemi nedeniyle Delaware’deki evinin bodrumundan bile dijital olarak icra etmeyi başardı.

Aday olduktan sonra Warren’ın desteği ile seçmen politikalarını Sanders ile genç seçmene mesajlarını hazırladı. Seçim kampanyası sürecinde eyalet ve demografi bazında muhalefet olarak partisinden çatlak sesler çıkmasını engelledi, adeta tutkal gibi bir arada tuttu. Hiç şüphe yok ki yaşı ve 47 yıllık siyaset tecrübesi ve ittifak kurabilme becerisini akıllıca kullanabildi.

Kampanya Stratejisi, Platformu ve Mesajını Doğru Kurugula, Seçmenin Kalbine ve Aklına Dokun.
ABD’de başkanlık seçimlerinde halk için öncelikli konular hep ulusal güvenlik ve ekonomi olmuştur. 2020’de aynısı oldu. Pandeminin dünyada en çok etkilediği ülke olan Amerika’da vaka ve ölüm sayılarının rekor düzeye ulaşmasını Joe Biden kampanyasının temel meselesi yaptı. Kriz yönetimi için güvenilir, şeffaf ve birleştirici karakter sahibi güven veren bir lidere ihtiyaç olduğu mesajını verdi.

Rakibi Trump’ın kaos ve kutuplaştırma kampanyaları, hatta TV düellosunda yaşanan kavga görüntülerine rağmen umut ve güven veren birleştirici baş komutan olduğu mesajını vurguladı. Rakibinin daha kuvvetli olduğu ekonomiyi pandemiden sonra ikinci sıraya koydu. Pandemide rekor sayıda vefat nedeniyle seçmene her seferinde taziye mesajını yineledi, seçmenin gözüne bakarak empati kurdu. Covid19 salgını sonrası yaşanan ekonomik buhran ve işsizlik ile nasıl mücadele edeceğini açıklayarak seçmenin ekonomik kaygılarını giderdi.

Biden’ın başkan seçilebilmek için 2016’da Hillary Clinton’un kaybettiği eyaletlerden hangilerinin alınması gerektiği saptandı. Demografik segmentasyon ile gençler, kadınlar, beyaz/siyah/hispanikler, şehir ve banliyö seçmenleri saptandı. Verilecek mesajlarda vurgulanması gerek vaatler sms ve email mesajlarına kadar organize edildi.

Demokratlar pandemi ortasında zorunluluktan ve mesajları ile tutarlı olmak için ülke tarihindeki en kapsamlı dijital kampanyasını ‘Biden Dijital’ platformunda adeta bir gönüllü ordusuyla yönettiler. ‘Zafer 2020’ adı altındaki proje yönetim platformu üzerinden eyalet ve seçmen demografilerine göre dijital gönüllüleri organize ettiler. ‘Önce Dijital’ stratejisi yaklaşımı çerçevesinde Demokratlar seçmen verilerini tek bir büyük veri merkezinde topladı. Kayıtlı tüm parti seçmeni tarafından indirilmesi istenen ‘Joe’ya Oy Ver’ uygulaması dahil gönüllüler, yerel kampanya ve mesajlar sadece dijital ortamda organize edildi. Biden kampanyası seçimden dört gün önce 8,000 mobil organizasyon düzenlerken Trump kampanyası ise web sitesi üzerinden 50 tane seçmen rallisini duyuruyordu.

Seçmeni Harekete Geçir ama Sokağa Dökme Sandığa Gönder

Pandemi ortasında maske takmayan Trump eski düzen rallilerde YMCA dansı yapıp ve gönüllülerinin kapı kapı dolaşıp oy istemesinde ısrar ederken kendisi de covid oldu. Demokratlar ise durmaksızın hedef seçmen gruplarıyla Zoom uygulaması üzerinden gönüllülerle toplantılar düzenledi. Başkan seçen kritik salıncak eyaletlerde – Ohia, Wisconsin, Michigan, Florida gibi – mektup ile oy kullanmak için kayıt olmuş seçmene ulaştı. Her birinden kendisi gibi en az 10 tane daha arkadaş ve aile mensubunu posta ile oy vermeye ikna etmesi ya da sandığa götürmesini istendi.

Demokratlar ‘Önce Dijital’ kampanyası ile seçmen mesajını demografik veri bazında kişiselleştirdi, pandemi ortasında eve kapanmış milyonlarca seçmene ulaşmayı ve mektupla ya da bizzat sandığa giderek oy kullandırmayı başardı. Biden elçileri olarak muhalafet koalisyon platformunun liderlerinin en güçlü yönlerini harmanlamayı başardı; Gençlere demokrasiye ve geleceklerine sahip çıkma mesajını bizzat idolleri Senatör Sanders Twitter, Snapchat gibi sosyal medya kanalları üzerinden verdi. Senatör Harris ve Senatör Warren ile kadınlara – beyaz ve siyahi – Facebook, Instagram gibi ortamlardan ailenin geleceği için güvenlik, nizam ve düzen ve cinsiyet eşitliği mesajları verildi. Siyahiler için adalet ve polis önünde ırk eşitliği vurgulandı. Irkçı olduğunu saklamayan başkan Trump’ın Meksikalılar ve duvar mesajları ile ötekileştirilen hispaniklere kapsayıcı ve Amerikan rüyası mesajı verildi. Müslümanlara seyahat ve ibadet yasaklarının son bulacağı barışçı göçmen politikaları müjdesi verildi.

Eski nesil aday Joe Biden yeni nesil bir kampanya ile bölünmüş, kaos içinde protestoların yaşandığı yüz yılda bir görülecek pandemi ortasındaki ülkede her seçmene dijital olarak dokundu, gelecek için umut verdi. Biden’ın zaferi son dönemde otoriter popülizmin kök saldığı dünyaya hem umut hem de önemli ipuçları vermiş oldu.

Demorkasinin bir vesayet ya da hak değil, bir eylem olduğunu ve halkın sahip çıkılması gerektiğini yine Biden’ın tarihi zaferi göstermiş oldu.